bugünün masalı
Masal ve Hikaye

Bu Masal Yaşadığımız Dünyadan Geliyor

Dünyamız atıklar ve harikalar , yoksulluk ve bolluk dünyasıydı. Ta ki 2020’deki gizem bizi aydınlatana kadar. İnsanlar, büyük şirketlere ve dünyaya ticaret yapma fikrine kapıldılar. Şirketler planladıklarından çok daha fazla büyüdüler ve büyümek için can atıp durdular.

Her zaman isteklerimiz vardır. Ve bu istekler hiç bitmez. Fakat bu sefer her şey çok hızlı oldu. Bir günde hayal ettiğimiz her şeye  internetten tek bir tıkla sahip olabiliyorduk. Aileler telefonlarına dalmayı sohbet etmeye tercih ettiler ve bir farkettik ki konuşmayı bıraktılar. Bu asla konuşmadılar demek değil,  fakat iş ve yaşam dengesinin bozulmuş olması bir gerçekti. Çok çalışıyorduk ve boş zamanlarımızda ise etrafımızdakilerle sohbet etmek yerine telefonlarımıza gömülüyorduk. Arkadaşlarımızla yemeğe çıktığımızda dahi telefonlarımız elimizden düşmüyordu. Havalı hayatlarımızı göstermek için belki bir selfie çekiyorduk, belki de nerede yediğimizi gösteren konumlarımızı paylaşmakla meşguldük. Çocuklar çok fazla televizyona bakıyordu. Her çocuğun bir telefonu vardı. Sonunda kusurları filtrelediler ancak gürültünün ortasında yapayalnız hissettiler.

Ve her gün gökyüzü daha da karardı. Ta ki yıldızlar görünmeyene dek. Egzoz dumanları, fabrikaların o boğuk dumanları gökyüzünü karartmaya yetmişti.  Yıldızları tekrardan bulabilmek için uçaklarla uçtular. Aşağıdaysa arabalarımıza benzin koyduk ve bütün gün daireler çizerek sürdük.Koşmayı unuttuk. Çimeni asfalt ile değiştik. Kalmayana kadar parkları küçülttük.Denizleri plastik ile doldurduk, çünkü atıklarımız hiç toplanmadı.Ta ki biri bir gün balık tutmaya gittiğinde , balıkları plastiğe dolanmış halde görene kadar aklımız başımıza gelmedi. Bazen gördüğümüz halde umursamadık. Ciğerlerimize zarar veren nükleer santraller kurulduğunda, doğa harikası yerlerde madenler arandığında, liderlerimiz lobileri üzmemek için ölümlere sessiz kaldı.

Ve sonra 2020’de yeni bir virüs karşımıza çıktı. Tüm dünyadaki hükümütler aksiyon aldılar. Hepimize saklanmamızı, evlermizden çıkmamamızı söylediler.Hepimiz saklanmışken korkularımızın ortasında, insanlar iç güdülerinin tozlarını aldılar, nasıl güleceklerini hatırladılar. Teşekkürler demek için alkışlamaya başladılar ve annelerini telefonla aradılar.Araba anahtarları toz toplarken, koşmayı dört gözle beklediler.

Gökyüzü daha az yolcuyla doluyken dünya nefes almaya başladı. Ve sahiller daha çok vahşi yaşama gebe kaldı, denizlere karıştı. Kimileri dans etmeye başladı, kimileri şarkı söylemeye, kimileri pişirmeye. Kötü haberler almaya alışmışken bazı iyi haberler de yoldaydı. Şifayı bulduğumuzda ise dışarıya çıkmamıza izin verilmişti. Hepimiz keşfettiğimiz yeni dünyayı arkamızda bıraktığımıza tercih etmiştik. Kaybolan eski alışanlıklarımızı yenileriyle değiştirmiştik.

Böylece her eylem nezaketle anlamlandırıldı. İnsanlar kimin ihtiyacı varsa birbirine yardım etmeye başladı.  Geride kalan insanlar, bir araya gelmemizin sebebi neden bir virüs olmalıydı diye kendilerine sormaya başladı. 

Bazen iyi olduğunu anlayabilmen için hasta olman gerekir.  Şimdi rüya görmek için uzan ve gelecekte yapabileceklerin için hayal kur. Kim bilir, belki yeterince inanırsan bazıları gerçek olur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir